Hidradenitis Suppurativa (Köpek Memesi Hastalığı)

Hidradenitis Suppurativa (Köpek Memesi Hastalığı)

Hidradenitis süppürativa; HS apokrin ter bezlerinin sık tekrarlayan iltihabi hastalığıdır. Halk içinde köpek memesi hastalığı olarakta tanımlanmaktadır.

Derimizde ekrin, apokrin ve sebaseöz bez adında olan üç ayrı tip salgı bez vardır. Apokrin ter bezleri ter bezi olarak isimlendirilmekle beraber aslolan görevleri vücut ısı düzenlenmesi değildir. Kişiye özgü kokunun oluşmasını sağlarlar.

Vücudumuzda ekrin ter bezlerine nazaran daha azca sayıdadır.

Başlıca koltuk altı, meme ve göbek deliği çevresi, kulak arkası, kalça ve kasıkta bulunmaktadır. Bu bezlerin kanaları direkt deriye açılmazlar. Sebase bezin kanalının derhal üstünde pilosebase ortak kanala açılmaktadır. Buluğluk döneminine kadar çalışmayan bu bezler hormonların tesiri etken hale gelmektedir. Bu bezlerin uyarılma sonrası 15 saniyede salınım başlamakta sadece yeniden salınımı için uzun bir süre beklenilmesi gerekmektedir. Kişiye özgü koku içeriğindeki amonyak, yağ asitleri ve hidroksi asitlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır . Bunlarda ter ile beraber deri yüzeyine atıldıklarında deri yüzeyindeki bakteriler tarafınca parçalanması ile ortaya çıkmaktadır.

Hastalığı Yine Etme Riski Vardır

Hidradenitis suppurativa-HS apokrin bezlerin bulunmuş olduğu vücut alanlarında(koltuk altı, göğüs altı, kasık şeklinde) sık tekrarlayan ve uzun devam eden apseler, apselerin deriye açıldıkları kanallar ve zaman içinde deride fena doku iyileşmeleri-skarlar ile kendini göstermektedir.

Vatanımızda sıklığı ile ilgili bir emek harcama olmamakla beraber dünya nüfusunda % 1-2 oranında görülmektedir. HS tüm ırklarda ve etnik gruplarda eşit olarak görülür. Hanımlarda daha sık görülmekle birlikte erkeklerde HS sonrası perianal abse gelişim riski daha yüksektir.  Çoğu zaman buluğluk ile 40 yaşları içinde görülmektedir. Çoğunlukla en yoğun görüldüğü yaş süreci 20 li yaşlardır. Ereken yaşlarda süregelen klinik şikayetler 30-40 yaşlarda peak yapmakta sonraki yaş döneminde azalmakta. Hanımlarda menopoz sonrası klinik tablo daha hafiflemektedir. Ailede HS öyküsü olması HS riskini arttırmaktadır. Ergenlikten sonrası daha sık görülmesi ise hormonsal kaynaklı olabileceği görüşünü destek sunar niteliktedir. Fazla kilo ve sigara kullanılmasının da HS için bir unsur olabileceği ileri sürülmektedir.

Hastalığın klinik sertliği çoğu zaman sılıkla hafifçe orta içinde seyretmekte.

Ağır klinik tablo % 4-22 içinde değişmektedir.

HS hastanın yaşam standardını ciddi düzeyde etkilemektedir. Hastalığın etken dönemlerinde ağrı ve fizyolojik kısıtlamaları, akıntı ve kokunun niçin olduğu toplumsal çekinme zaman içinde gelişen ciddi ruhsal etkilere niçin olmakta. Vücutta devamlı tekrarlayan enfeksiyon zaman içinde itihabi bağırsak hastalıkları, metabolik sendromlar, eklem probemleri ve ağır deprestona niçin olabilmektedir.

HİDRADENİTİS SUPPURATİVA BİLGİ PAYLAŞIM FORUMU

HS (KÖPEK MEMESİ ) HASTALIĞINDAN KURTULANLARIN TECRÜBELERİNİ PAYLAŞTIĞI ORTAK PLATFORMU ZİYARET EDİN !

KÖPEK MEMESİ HASTALIĞI  İÇİN BİTKİSEL ÇÖZÜMLER HAKKINDA BİLGİ ALIN ! 

Benzer Yazılar ..

Hidradenitis Suppurativa hastası sağlığına kavuştu

Gaziantep’te yaşayan 30 yaşındaki Halil İbrahim Benek, 5 yıl ilkin Hidradenitis Suppurativa (HS) hastalığına yakalandı. Gaziantep’te yaşayan 30 yaşındaki Halil İbrahim Benek, 5 yıl ilkin Hidradenitis Suppurativa (HS) hastalığına yakalandı. Koltuk altında sivilce zannettiği akıntıları önemsemeyen Benek, kollarını oynatamaz hale ulaşınca hekimlere başvurdu. Rahatsızlığı teşhis edilemeyen Benek’in koltuk altındaki iltihaplar boşaltıldı. Geçirdiği ameliyata karşın şikayetleri […]

Kıl Kökü İltihabı (Folikülit) Nedir ?

Kıl Kökü İltihabı (Folikülit) Nedir ? Folikülit, saç foliküllerinin iltihaplandığı yaygın bir cilt hastalığıdır. Çoğu zaman bakteriyel yada fungal bir enfeksiyondan doğar. İlk başta, saç köklerinin etrafındaki minik kırmızı yumrular yada beyaz başlı sivilceler benzer biçimde görünebilir-her saçın büyümüş olduğu minik cepler. Enfeksiyon yayılabilir ve iyileşmeyen, kabuklu yaralara dönüşebilir. Bu durum yaşamı tehdit edici değildir, […]